İçeriğe geç
Prof. Dr. Umuttan Doğan

Anjiyoda Sınırda Darlık Ne Demek?

Anjiyografide görülen darlığın yüzdesi, kalbe giden kan akımını gerçekten kısıtlayıp kısıtlamadığını söylemez. Sınırda darlıkta kararın nasıl verildiğini açıklıyoruz.

[Örnek içerik] [Örnek görsel] Anjiyoda Sınırda Darlık Ne Demek? görseli.

Koroner anjiyografi sonrasında en çok kaygı yaratan ifadelerden biri budur: sınırda darlık. Raporda yazılı olan ya da hekiminizin söylediği bu söz, damarınızda bir darlık görüldüğünü ama bu darlığın ne yapacağının yalnızca görüntüye bakılarak söylenemediğini anlatır. Bu bir kararsızlık değildir. Kararın bir adım daha gerektirdiği anlamına gelir.

Sınırda Darlık Ne Demek?

Sınırda darlık, koroner damardaki daralmanın hafif sayılamayacak kadar belirgin, ileri sayılacak kadar da büyük olmadığı durumdur. Anjiyografide görülür, yüzdesi tahmin edilir, ama kalp kasına giden kan akımını gerçekten kısıtlayıp kısıtlamadığı belirsiz kalır.

Sözün kaynağı yöntemin kendisidir. Koroner anjiyografi bir görüntüleme yöntemidir: damara verilen boyalı ilaç sayesinde damarın gölgesini iki boyutlu olarak gösterir. Gölgenin daraldığı yerde bir aterosklerotik plak, yani damar duvarında birikmiş yağ ve kalsiyumdan oluşan bir kitle vardır.

Görüntü plağın yerini ve kabaca büyüklüğünü söyler. Plağın akımı ne kadar kısıtladığını söylemez. İşte bu boşluk, raporda "sınırda" sözüyle dürüstçe kayda geçer.

Ara Derece Darlık Nedir?

Ara derece darlık, sınırda darlığın tıp dilindeki karşılığıdır. Kabaca yüzde 40 ile yüzde 70 arasındaki daralmalar bu başlık altında değerlendirilir. İngilizce kaynaklarda intermediate lesion olarak geçer.

Alt sınırın altındaki darlıklar genellikle akımı etkilemez. Üst sınırın üzerindekilerde ise akımın kısıtlandığı çoğu zaman bellidir. Arada kalan aralık, kararın görüntüyle netleşmediği aralıktır.

Bu yüzdelerin keskin sınırlar olmadığını bilmek önemlidir. Anjiyografideki yüzde, görüntü üzerinden yapılan bir tahmindir; aynı görüntü farklı okunabilir. Bu nedenle ara derece darlıklarda yüzde, kararın tek dayanağı olmaz.

Darlık Yüzdesi Her Şeyi Söyler Mi?

Hayır. Darlık yüzdesi önemli bir bilgidir, ama tek başına kararı vermez. Gözle aynı görünen iki darlık, kalp kasına giden kan akımını çok farklı etkileyebilir.

Sonucu değiştiren etkenler şunlardır:

  • Darlığın uzunluğu: Kısa bir daralma ile uzun bir mesafe boyunca süren daralma, aynı yüzdede olsalar bile akıma farklı direnç gösterir.

  • Damarın çapı: Yüzde 60 darlık, ince bir yan dalda ve kalbin büyük bir bölümünü besleyen ana damarda aynı anlamı taşımaz.

  • Beslediği kas kütlesi: Damarın ucunda ne kadar çok kalp kası varsa, akımın kısıtlanması o kadar önemlidir.

  • Yan dalların durumu: Komşu damarlardan gelen yardımcı dolaşım, darlığın etkisini azaltabilir.

  • Daha önce geçirilmiş girişimler: Takılmış bir stentin çevresindeki darlık, ilk kez görülen bir darlıkla aynı biçimde değerlendirilmez.

Belirtileriniz Yüzdeden Daha Çok Şey Söyler

Hekiminizin ilk sorduğu şey şikâyetlerinizdir. Eforla gelen göğüs ağrısı ya da baskı hissi, merdiven çıkarken artan nefes darlığı, dinlenmekle geçen bir sıkışma: bunlar damarın beslediği kasın yeterli kan alamadığını, yani iskemi olduğunu düşündürür.

Hiç şikâyeti olmayan bir kişide sınırda görünen bir darlık ile, yürürken göğsü sıkışan bir kişideki aynı darlık farklı değerlendirilir.

Sınırda Darlıkta Hangi Tetkikler İstenir?

Amaç tektir: darlığın akımı kısıtladığını göstermek ya da kısıtlamadığını ortaya koymak. Bunun için girişimsel olmayan testlerle başlanabilir.

  • Efor testi: Yürüyen bant üzerinde kalp yüklenirken elektrokardiyografi ve şikâyetler izlenir.

  • Miyokard perfüzyon sintigrafisi: Damardan verilen işaretli bir madde ile kalp kasının dinlenme ve yüklenme sırasındaki kanlanması görüntülenir; hangi bölgenin yeterince beslenmediği gösterilebilir.

  • Stres ekokardiyografi: Yüklenme sırasında kalp kasının kasılmasındaki değişiklikler ultrasonla izlenir.

Bu testlerin sonucu net çıkarsa karar netleşir. Sonuç belirsiz kalırsa ya da anjiyografideki görüntüyle çelişirse, ölçüm doğrudan damarın içinde yapılır.

Kararı Netleştiren Ölçüm: FFR

FFR ölçümü (fraksiyonel akım rezervi), darlığın önündeki ve arkasındaki kan basıncını karşılaştıran bir değerlendirmedir. Ucunda basınç sensörü bulunan çok ince bir tel darlığın ötesine ilerletilir ve iki basıncın oranı hesaplanır.

Sağlıklı bir damarda kan, baştan sona neredeyse hiç basınç kaybetmeden ilerler. Darlık akımı kısıtlıyorsa arkadaki basınç belirgin biçimde düşer. Ölçümün doğru olması için damarın en geniş hâline getirilmesi gerekir; bunun için adenozin adlı bir ilaç verilir ve damar geçici olarak genişler. Bu duruma hiperemi denir.

FFR ayrı bir işlem değildir. Koroner anjiyografi ile aynı seansta, kateter laboratuvarında, el bileğinden ya da kasıktan yapılan aynı girişten uygulanır. İkinci kez işleme alınmanız gerekmez.

Sonuç bir sayıdır:

  • 0,80 ve altı: Darlık kan akımını anlamlı ölçüde kısıtlıyor demektir; girişim düşünülür.

  • 0,80'in üzeri: Darlık akımı belirgin biçimde etkilemiyor demektir; genellikle ilaç tedavisiyle devam edilir.

  • 0,75 ile 0,80 arası: Bu bir gri bölgedir. Karar yalnızca sayıya bakılarak verilmez; şikâyetleriniz, hangi damarın söz konusu olduğu, beslediği kas alanı ve diğer tetkikleriniz birlikte değerlendirilir.

Adenozinin uygun olmadığı kişilerde, örneğin ağır astım ya da ileri derecede kronik akciğer hastalığı varsa, ilaç gerektirmeyen basınç ölçümleri tercih edilebilir. iFR (anlık dalgasız oran), kalp döngüsünün belirli bir aralığında ölçüm yaptığı için adenozin gerektirmez.

Darlığın yapısı hakkında bilgi gerekiyorsa IVUS (damar içi ultrason) kullanılabilir. IVUS bir ölçüm değil, görüntüleme yöntemidir: plağın yapısını, damarın gerçek çapını ve varsa stentin yerleşimini gösterir. Kısaca FFR damarın ne yaptığını, IVUS neye benzediğini gösterir.

Sınırda Darlıkta Stent Gerekli Mi?

Bu sorunun cevabı yüzdede değil, ölçümde ve şikâyetlerinizdedir. Akımı kısıtlamayan bir darlık için stent gerekli mi diye sorarsanız: iyi düzenlenmiş bir ilaç tedavisinin üzerine ek fayda sağlamaz.

Buna karşılık her stent, kendi takibini ve kan sulandırıcı ilaç kullanımını beraberinde getirir. Bu yüzden karar "darlık var, kapatalım" biçiminde verilmez.

Ölçüm akımın kısıtlandığını gösteriyorsa girişim gündeme gelir. Bu durumda darlığın yeri, uzunluğu, tutulan damar sayısı ve genel durumunuz birlikte değerlendirilir; koroner girişim ile bypass ameliyatı arasındaki seçim de bu değerlendirmeyle yapılır.

Hangi yolun size uygun olduğuna, mevcut tetkikleriniz ve şikâyetleriniz değerlendirilerek karar verilir.

Stent Takılmazsa Tedavisiz Mi Kalırım?

Hayır. Bu, hastaların en çok tedirgin olduğu noktadır; "darlık var ama dokunmuyorlar" düşüncesi kaygı yaratır.

Ölçüm darlığın akımı kısıtlamadığını gösteriyorsa, tedavinin ilaçla sürdürülmesi uygun yaklaşımdır. Bu, hiçbir şey yapılmadığı anlamına gelmez. İlaç tedavisi ve yaşam düzeni şunları içerir:

  • Kolesterol düşürücü tedavi (statin) ve gerekiyorsa kan sulandırıcı ilaçlar

  • Tansiyon ve şeker kontrolü

  • Sigaranın bırakılması

  • Düzenli yürüyüş ve beslenme düzeni

  • Belirli aralıklarla kardiyoloji kontrolü

Dürüst olmak gerekirse: darlık ölçümle kaybolmaz. Risk faktörleri kontrol altına alınmazsa zamanla ilerleyebilir. Bu nedenle şikâyetlerinizde değişiklik olursa beklemeden hekiminize başvurmanız gerekir.

Raporunuzda Sınırda Darlık Yazıyorsa Ne Yapmalısınız?

Sırayla şunlar işinize yarar:

  1. Görüntülerin kaydını isteyin. Anjiyografi görüntülerinin dijital kopyası değerlendirmenin temelidir; rapordaki tek satır yeterli olmaz.

  2. Şikâyetlerinizi yazın. Ağrı ya da nefes darlığı ne zaman başlıyor, ne kadar sürüyor, neyle geçiyor. Bu bilgi yüzdeden daha çok şey söyler.

  3. Önceki tetkiklerinizi toplayın. Efor testi, sintigrafi, ekokardiyografi ve kan tetkikleri birlikte değerlendirilir.

  4. Hangi damar olduğunu öğrenin. Darlığın hangi damarda ve damarın neresinde bulunduğu kararı değiştirir.

  5. Ölçüm yapılıp yapılmadığını sorun. Anjiyografi sırasında FFR ya da iFR ölçümü yapıldıysa sayısı raporda yer alır.

Bu bilgilerle yapılan bir değerlendirme, yalnızca rapordaki yüzdeye bakarak verilecek bir karardan farklıdır.

Antalya'da Sınırda Darlık Değerlendirmesi

Prof. Dr. Umuttan Doğan, kompleks koroner girişimler ve girişimsel kardiyoloji alanında çalışan bir kardiyoloji uzmanıdır. FFR ölçümü, Antalya Amerikan Hastanesi'ndeki kateter laboratuvarında koroner anjiyografi ile aynı seansta uygulanır.

Anjiyografiniz yapılmış ve sınırda darlık denmişse, mevcut görüntüleriniz ve tetkiklerinizle Konyaaltı'ndaki muayenehanede değerlendirme yapılabilir. Hekim özgeçmişine ve iletişim bilgilerine ilgili sayfalardan ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Anjiyo raporumda sınırda darlık yazıyor, bu ne anlama geliyor?

Damarınızda bir daralma görüldüğünü, ancak bu daralmanın kalp kasına giden kan akımını kısıtlayıp kısıtlamadığının yalnızca görüntüye bakılarak söylenemediğini anlatır. Karar için şikâyetleriniz, girişimsel olmayan testler ya da damar içinde yapılan basınç ölçümü kullanılır.

Yüzde 50 darlık ile yüzde 70 darlık arasında ne fark var?

İkisi de ara derece aralığına girebilir ve ikisinde de akımın kısıtlanıp kısıtlanmadığı yüzdeden anlaşılmaz. Darlığın uzunluğu, damarın çapı ve beslediği kas kütlesi sonucu değiştirir. Bu nedenle daha yüksek bir yüzde her zaman daha ciddi bir durum anlamına gelmez.

Sınırda darlıkta hangi tetkikler isteniyor?

Şikâyetlerinize ve önceki sonuçlarınıza göre efor testi, miyokard perfüzyon sintigrafisi ya da stres ekokardiyografi istenebilir. Sonuç belirsiz kalırsa veya anjiyografiyle çelişirse, aynı seansta damar içinde FFR ya da iFR ölçümü yapılabilir.

Sınırda darlık varken günlük hayatıma ve sporuma devam edebilir miyim?

Buna kişiye özel karar verilir. Şikâyetleriniz, ölçüm sonucunuz, hangi damarın söz konusu olduğu ve diğer tetkikleriniz birlikte değerlendirilir. Eforla gelen göğüs ağrısı ya da nefes darlığı varsa, yüklenme düzeyinizi hekiminizle belirlemeden artırmamanız gerekir.

Sınırda darlığım için ne sıklıkla kontrole gelmeliyim?

Kontrol aralığı risk faktörlerinize, kullandığınız ilaçlara ve şikâyetlerinizin seyrine göre hekiminiz tarafından belirlenir. Aradaki sürede göğüs ağrınızın sıklığı ya da şiddeti artarsa, randevunuzu beklemeden başvurmanız gerekir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve muayene yerine geçmez. Tanı ve tedavi kararları, kişiye özel değerlendirme sonrasında hekiminiz tarafından verilir.

Ara WhatsApp